Ramazan mağfiret ve rahmet ayıdır. “Ramazan’ın başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennemden kurtuluştur.” (İbn-i Ebid-Dünya) Allah rızası için oruç tutan bahtiyar Müslümanlara Allah Teâlâ ekstra lütuflarda bulunur. Buna işaret eden bazı hadis-i şeriflerde Allah Rasülü (sallallâhü aleyhi vesellem) Efendimiz şöyle buyururlar:

إِذا جَاءَ رَمَضَانُ فُتِّØ*َتْ أَبْوَابُ الجنَّةِ وغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ وصُفِّدَتِ الشياطِينُ

“Ramazan ayı girdiğinde cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincirlere vurulur.” (Buhârî, Savm 5; Müslim, Sıyâm, 1-5)

مَا مِنْ عبْدٍ يصُومُ يَوماً في سَبِيلِ اللَّه إِلاَّ باعَدَ اللَّه بِذلك اليَومِ وَجْهَهُ عَن النَّارِ سَبْعِينَ خَرِيفاً

“Allah, rızası uğrunda bir gün oruç tutan bir kulunu cehennemden yetmiş mevsimlik mesafe uzaklaştırır.” (Buhârî, Cihâd, 36; Müslim, Sıyâm,167-168)

Bu ay öylesine bereketli ve ilahi lütuflara açıktır ki günahlardan kaçınma ve hayırlara yönelme adına harekete geçen ve bu yolda irade cehdi sergileye herkes affolunur. Nitekim bu konudaki çarpıcı bir hadiste bildirildiğine göre Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Cebrâil aleyhisselam geldi ve ‘Ramazana yetişmiş, Ramazanı idrak etmiş olduğu halde Allah’ın mağfiretini kazanamamış, afv ü mağfiret bulamamış kimseye de yazıklar olsun, rahmetten uzak olsun o!’ dedi, ben de ‘amin’ dedim.” Bu aya erişip de kendini affettirme gayretine girmeme büyük bir kayıptır.